İzmir de Ulaşım

ANNEMİZİN HAYALİYDİ, BİZ ÇOCUKLARI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜK

01 Haziran 2026, 11:26
DOĞAN PREPOL

ANNEMİZİN HAYALİYDİ, BİZ ÇOCUKLARI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜK

 

Rahmetli annem Şefika Hanım'ın en büyük hayallerinden biri, Burhaniye Ören'deki tarlamızın bir gün imara açılması ve konut yapılması ve bayramlarda çocuklarıyla, torunlarıyla burada bir araya gelerek güzel günler geçirmekti. Ne yazık ki bu hayalini gerçekleştiremeden, 24 Ocak 1998 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ardında tarifsiz bir özlem, gözyaşı ve unutulmayacak anılar bıraktı.


Annem hayatın bütün zorluklarına rağmen dimdik ayakta duran güçlü bir kadındı. Babamız Hüseyin Hüsnü'yü henüz genç yaşta kaybettiğinde önünde çok zor bir hayat vardı. Ancak yeniden evlenmeyi hiç düşünmedi. Tüm hayatını dört çocuğuna adadı.

Okuma yazma bilmiyordu ama hayatı okumayı çok iyi biliyordu. Bizleri üvey baba eline bırakmadı. Tütün mağazasında çalışarak alın teriyle ekmeğimizi kazandı, yokluk içinde bile bize yokluğu hissettirmemeye çalıştı. Akşamları anlattığı güzel hikâyelerle hayal dünyamızı zenginleştirir, sevgisiyle bütün eksiklikleri unuttururdu. Eğitimin değerini çok iyi biliyor, büyük fedakârlıklarla bizleri okuttu. Bugün sahip olduğumuz ne varsa, temelinde annemizin emeği, alın teri ve sevgisi vardır.


Yıllar geçti. Günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovaladı. Annemizden bize miras kalan Ören'deki tarlamız imara açıldı. Ardından, başarılı çalışmalarıyla tanınan İMC İnşaat tarafından burada villalar inşa edildi. Böylece annemizin yıllar önce kurduğu hayalin gerçekleşmesinin yolu açılmış oldu.

 


Bu Kurban Bayramı'nda annemizin hayalini büyük ölçüde gerçekleştirme fırsatı bulduk. Buna rağmen oldukça kalabalık ve güzel bir aile topluluğu oluşturduk.

Emel ablam, Aynur ablam, abimin oğlu ve ben, eşlerimiz,çocuklarımız ve torunlarımızla bir araya geldik. Aramızda olamayanlar da vardı. Abim Erdoğan, eşi Nezahat ve kızları Betül başka programları nedeniyle bu bayramda yanımızda değillerdi. Emel ablamın oğlu Arda ile torunu Deniz ve benim kızım Özge, damadım Fırat ve torunum Nil de çeşitli nedenlerle katılamadılar.




Buna rağmen yaklaşık otuz kişilik büyük bir aile olarak aynı sofranın etrafında buluştuk. Ablamın bahçesine masalar ve sandalyeler kuruldu. Herkesin ortaklaşa hazırladığı birbirinden güzel yemekler sofraları süsledi. Müzik eşliğinde danslar edildi, uzun uzun sohbetler yapıldı. Kimi zaman duygusal anlar yaşandı, kimi zaman kahkahalar gecenin sessizliğini çınlattı.

Annemizin bizlere miras bıraktığı bu güzel yerde, annemizin adını taşıyan site de, ailemizle birlikte gecenin ilerleyen saatlerine kadar unutulmaz anlar yaşadık. O gece hepimizin aklından aynı cümle geçti:

"Keşke annem de burada olsaydı ve bu güzel günü görebilseydi."

Sonra gökyüzüne baktım ve annemi düşündüm. Belki bir yıldızın ışığında, belki hafifçe esen rüzgârın serinliğinde yanımızdaydı. Çünkü o gece sadece bizler değil, annemizin hatırası da bizimleydi.


Yaklaşık otuz kişi aynı sofranın etrafında toplanmıştık. Ama aslında orada otuz bir kişiydik. Annemiz Şefika'nın sevgisi, emeği ve hatırası da bizimleydi.

Aradan yıllar geçse de bazı insanlar bu dünyadan hiç gitmezler. Onlar çocuklarının karakterinde, torunlarının gülüşünde, aile sofralarındaki birlik ve beraberlikte yaşamaya devam ederler.

Canım annem, kurduğun hayal sen göremeden gerçekleşti. Ama yetiştirdiğin evlatlar, bıraktığın emanete sahip çıktı. Senin sevginle büyüyen aile bugün hâlâ bir arada, hâlâ aynı sofrada buluşabiliyor.


Bir sonraki bayram buluşmamızda eksiklerin de tamamlanacağına inanıyorum. Belki kırk kişiyi aşan daha büyük bir aile olarak yine aynı sofranın etrafında toplanacağız. İşte o zaman senin bize bıraktığın en büyük mirasın ne olduğunu bir kez daha göreceğiz.

Çünkü bize bıraktığın en büyük miras ne tarlalar, ne evler ne de servet oldu.

Bize bıraktığın en büyük miras, birbirini seven, birbirine sahip çıkan ve zaman zaman arada kırgınlıklar da olsa bir arada kalmayı başaran bir aile oldu.

Rahat uyu annem...

Senin sevgin, emeğin ve öğrettiklerin çocuklarında, torunlarında ve onların çocuklarında yaşamaya devam edecek.

Bu yazıyı; bizlere sadece bir hayat değil, birbirine sımsıkı bağlı kocaman bir aile bırakan annemiz Şefika Hanım'ın aziz hatırasına ithaf ediyorum.

Annemiz Şefika Hanım'ın ruhu şad, mekânı cennet olsun. Huzur için de uyusun. Nice bayramlarda aynı sofranın etrafında buluşmak güzel büyük aileme nasip olsun.

 

Sağlıcakla Kalın

 

  
Yükleniyor...