İzmir de Ulaşım

Yücelciler: Balkan Türklerinin Sessiz Kahramanları

26 Şubat 2026, 12:24
DOĞAN PREPOL

Yücelciler: Balkan Türklerinin Sessiz Kahramanları

 

Kahramanlık yalnızca destanlarda, masallarda ya da hikâyelerde aranmaz. Gerçek kahramanlar, hayatın tam ortasında, zor zamanlarda ortaya çıkar. İşte Yücelciler de böyle bir topluluktu kendi canlarını değil, Makedonya’da yaşayan Türk halkının varlığını ve onurunu ön plana koyan yiğitlerdi. Yugoslavya’nın birçok yerinde olduğu gibi Makedonya’da da Müslümanlar ve Türklere karşı zulüm, asimilasyon ve soykırımlar yapılıyordu.

 

1940’lı yıllarda Yugoslavya sınırları içinde kurulan Yücel Teşkilatı, Türkçeyi, Müslümanlığı ve kimliğini savunmak için ortaya çıktı. Onlar, baskıcı komünist rejime karşı bir kalkan oldular. Ne yazık ki Yücelciler’in bu mücadelesinin bedeli ağır oldu: 27 Şubat 1948’de dört üyesi idam edildi, yüzlercesi hapse atıldı, yıllarca zulme uğradılar.

 

Balkanlar’da Türklerin yaşadığı sıkıntılar yeni değildi.

1912’den 1940’a kadar geçen süreç, katliamlar, sürgünler ve asimilasyon politikalarıyla doluydu. Rumeli ve Balkanlarda yaşayan Türkler, yurtlarından koparılmak, kimliklerinden uzaklaştırılmak isteniyordu. Bu baskılara karşı sessiz kalmayan bir grup aydın, kendi aralarında bir teşkilat kurdu. Kurucusu Şuayb Aziz olan bu topluluk, kısa sürede Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer ve Adem Ali gibi önemli isimleri de bünyesine kattı.

 

Aziz’in verdiği isimle “Yücelciler” olarak anıldılar. Araştırmacı-yazar Yıldırım Ağanoğlu’nun ifadesiyle: “Yücel bir emir kipidir; yükselmeyi, ahlakı, fazileti, imanı ve kamil insanlığa doğru yönelişi ifade eder. Kartal, yıldızlar ve hilal, Türklerin özgürlük için değer verdiği sembollerdir.”

 

Yücelciler, Türkiye’ye ve Türklüğe gönülden bağlıydılar. Teşkilata girerken şu yemini ederlerdi:

 

“Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse kanımın son damlasına kadar çarpışıp canımı vereceğim!”

 

Başlangıçta az kişi tarafından bilinen teşkilat, zamanla 500 üyeye ulaştı. Ancak korku ve baskılar nedeniyle yalnızca 50’si aktif olarak faaliyet gösterebildi. Buna rağmen Yücelciler, Makedonya’daki Türkler için bir umut ışığı, bir direniş sembolü oldular. Bugün onları hatırlamak, yalnızca bir tarih borcu değil; aynı zamanda özgürlüğün, kimliğin ve onurun bedelini ödeyen kahramanlara saygı duruşudur. Yücelciler, Balkan Türklerinin sessiz ama unutulmaz kahramanlarıdır.

 

Dilim döndüğünce Kahraman Yücelciler için yazdığım şiirimi sevgili okurlarımla paylaşmak istedim;

 

Yücelciler

Kendi canlarını hiçe saydılar

Korkuyu tanımadılar

Türk halkı için ölümü göze aldılar

Zincire boyun eğmediler

Özgürlüğün yolunda yürüdüler

Esarete diz çökmediler

Canlarını bir meşale gibi

Karanlığa tuttular

Türk’ün sesi susturulmasın diye

Ölümü kardeş bildiler

Şuayb Aziz önderliğinde

Yola çıkan dört yiğit

Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer, Adem Ali

Dört yiğidin yüreğinde tek bir dava vardı

Ata topraklarında onurla yaşamak

Her biri bir çınar

Her biri bir iman neferi

Davaları büyüktü

Türk ve Müslüman kimliğiyle

Ata toprağında hür yaşamak

Halkının hakkını savunmak

Onurlu bir gelecek kurmak

Unutturulmak istenen kimliği

Taşlara, dağlara kazımak

Ve takvimler

27 Şubat 1948’i gösterdiğinde

Darağaçları kuruldu

Yugoslav askerleri

Susturmak istediler bir milleti

Ama bilmediler

İnanç asılmaz

Onur asılmaz

Bir halkın vicdanı darağacında ölmez

O gün dört beden sallandı

Fakat binlerce yürek ayağa kalktı

Yücelciler düşmedi

Yüceldi

Bugün halâ

Makedonya Türklerinin kalbinde

Bir bayrak gibi dalgalanıyor isimleri

Ve tarih fısıldıyor

Şehadetle susanlar

Milletin hafızasında

Ebediyen konuşur

 

  
Yükleniyor...