|
27 Şubat 2026 Cuma
Yücelciler: Balkan Türklerinin Sessiz Kahramanları
DOĞAN PREPOL doganprepol@hotmail.com
Yücelciler: Balkan Türklerinin Sessiz Kahramanları
Kahramanlık yalnızca destanlarda, masallarda ya da hikâyelerde aranmaz. Gerçek kahramanlar, hayatın tam ortasında, zor zamanlarda ortaya çıkar. İşte Yücelciler de böyle bir topluluktu kendi canlarını değil, Makedonya’da yaşayan Türk halkının varlığını ve onurunu ön plana koyan yiğitlerdi. Yugoslavya’nın birçok yerinde olduğu gibi Makedonya’da da Müslümanlar ve Türklere karşı zulüm, asimilasyon ve soykırımlar yapılıyordu.
1940’lı yıllarda Yugoslavya sınırları içinde kurulan Yücel Teşkilatı, Türkçeyi, Müslümanlığı ve kimliğini savunmak için ortaya çıktı. Onlar, baskıcı komünist rejime karşı bir kalkan oldular. Ne yazık ki Yücelciler’in bu mücadelesinin bedeli ağır oldu: 27 Şubat 1948’de dört üyesi idam edildi, yüzlercesi hapse atıldı, yıllarca zulme uğradılar.
Balkanlar’da Türklerin yaşadığı sıkıntılar yeni değildi. 1912’den 1940’a kadar geçen süreç, katliamlar, sürgünler ve asimilasyon politikalarıyla doluydu. Rumeli ve Balkanlarda yaşayan Türkler, yurtlarından koparılmak, kimliklerinden uzaklaştırılmak isteniyordu. Bu baskılara karşı sessiz kalmayan bir grup aydın, kendi aralarında bir teşkilat kurdu. Kurucusu Şuayb Aziz olan bu topluluk, kısa sürede Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer ve Adem Ali gibi önemli isimleri de bünyesine kattı.
Aziz’in verdiği isimle “Yücelciler” olarak anıldılar. Araştırmacı-yazar Yıldırım Ağanoğlu’nun ifadesiyle: “Yücel bir emir kipidir; yükselmeyi, ahlakı, fazileti, imanı ve kamil insanlığa doğru yönelişi ifade eder. Kartal, yıldızlar ve hilal, Türklerin özgürlük için değer verdiği sembollerdir.”
Yücelciler, Türkiye’ye ve Türklüğe gönülden bağlıydılar. Teşkilata girerken şu yemini ederlerdi:
“Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse kanımın son damlasına kadar çarpışıp canımı vereceğim!”
Başlangıçta az kişi tarafından bilinen teşkilat, zamanla 500 üyeye ulaştı. Ancak korku ve baskılar nedeniyle yalnızca 50’si aktif olarak faaliyet gösterebildi. Buna rağmen Yücelciler, Makedonya’daki Türkler için bir umut ışığı, bir direniş sembolü oldular. Bugün onları hatırlamak, yalnızca bir tarih borcu değil; aynı zamanda özgürlüğün, kimliğin ve onurun bedelini ödeyen kahramanlara saygı duruşudur. Yücelciler, Balkan Türklerinin sessiz ama unutulmaz kahramanlarıdır.
Dilim döndüğünce Kahraman Yücelciler için yazdığım şiirimi sevgili okurlarımla paylaşmak istedim;
Yücelciler Kendi canlarını hiçe saydılar Korkuyu tanımadılar Türk halkı için ölümü göze aldılar Zincire boyun eğmediler Özgürlüğün yolunda yürüdüler Esarete diz çökmediler Canlarını bir meşale gibi Karanlığa tuttular Türk’ün sesi susturulmasın diye Ölümü kardeş bildiler Şuayb Aziz önderliğinde Yola çıkan dört yiğit Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer, Adem Ali Dört yiğidin yüreğinde tek bir dava vardı Ata topraklarında onurla yaşamak Her biri bir çınar Her biri bir iman neferi Davaları büyüktü Türk ve Müslüman kimliğiyle Ata toprağında hür yaşamak Halkının hakkını savunmak Onurlu bir gelecek kurmak Unutturulmak istenen kimliği Taşlara, dağlara kazımak Ve takvimler 27 Şubat 1948’i gösterdiğinde Darağaçları kuruldu Yugoslav askerleri Susturmak istediler bir milleti Ama bilmediler İnanç asılmaz Onur asılmaz Bir halkın vicdanı darağacında ölmez O gün dört beden sallandı Fakat binlerce yürek ayağa kalktı Yücelciler düşmedi Yüceldi Bugün halâ Makedonya Türklerinin kalbinde Bir bayrak gibi dalgalanıyor isimleri Ve tarih fısıldıyor Şehadetle susanlar Milletin hafızasında Ebediyen konuşur
Yükleniyor...
|