|
07 Ekim 2026 Çarşamba
İZMİR SİZLERDEN DAHA BÜYÜK EFENDİLERİzmir kazanır bu basit ayak oyununda, bu oyunu kuranlar kendi geleceklerine yansınlar.
İZMİR BİR İLKİ YAŞIYOR İzmir, yarın görülmeden anlatılsaydı kimsenin inanmayacağı türden sıra dışı bir olaya tanık oluyor. CHP'den İzmirlilerin oylarıyla seçilen Cemil Tugay, partisinden ayrılarak AK Parti’ye geçiyor ve rozet takıyor. Başından hiç beklenmedik, olağanüstü bir talihsizlik geçmiş bir insanın anlık psikolojik tepkisi ne olursa, bugün İzmir seçmeni de tam olarak onu yaşıyor. AK Parti'ye gönül verenler de şaşkın, CHP'ye oy vermiş olanlar da... Herkes şaşkın ama bir o kadar da içten içe sinirli. Gelin biraz sakinleşip duruma geniş bir pencereden bakalım. Aslında olaya farklı bir açıdan yaklaştığımızda, uzun vadede İzmir’in bu işten "bir taşla iki kuş" (hatta birazdan göreceğimiz üzere üç kuş) vurduğunu fark etmek hiç de zor değil. Şöyle ki: Bu Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye başkanlığı koltuğunda geçirdiği 5 yıl boyunca bugün yaptığı şeyden farklı bir politika izlemedi ki! Karşıyaka'da sorsanız bunu herkes teslim eder. Buna rağmen o dönemin CHP yönetimi; Türkiye’nin kalburüstü şehir plancılarından biri olan Buğra Gökçe’yi adeta harcayarak Bay Tugay’ı İzmirlinin önüne koydu. Oysa Cemil Tugay, bir zamanlar "çatı aday" kisvesi altında halkın önüne sürülen Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan farksızdı. Nitekim bugün bu gerçeği bizzat yaşayarak gördük. Bunu bir kenara koyalım ve devam edelim. İzmir bu hamleyle nasıl bir taşla iki kuş vurdu?
Olayı bu perspektiften değerlendirdiğimizde, sokağa dökülüp protesto etmeye değecek bir değerde bile olmadığını anlıyoruz. Giderayak belki İzmir’e bir nebze olsun faydası dokunur. Tabii bu süreçte piyasada "foncuların" türemesi ihtimal dahilindedir; asıl protesto enerjimizi bu tip fırsatçılara saklamak çok daha akıllıca olur. Ayrıca bu transferin AK Parti’ye de siyasi anlamda büyük bir artı getirdiği söylenemez. İnanın, AK Parti’ye gönül vermiş düzgün insanlar bile bu tür omurgasız siyasi manevralardan artık içten içe tiksinti duyuyor.
Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi kadroları; işten güçten uzak, liyakatsiz, bir siyasi figürün adamı olmaktan öteye geçememiş "miskinler ordusuyla" dolu. Keşke hem siyasi duruşları hem de iş bilirlikleri olsaydı. 3 kişilik işe 10 kişinin gittiği, işin aksine yan gelip yatmanın standart olduğu bir yapıyla karşı karşıyayız. Belediye çalışanlarına şöyle bir dışarıdan bakın, bana hak vereceksiniz. Bir yol kazılır, yarım bırakılır, sonra bir daha kazılır. Evler, sokaklar aylarca toza dumana emanet edilir. Çocuklarımızın sokaklardaki oyun alanları otoparklara dönüştüğü için kimse evladını sokağa salmaya cesaret edemez oldu. Ama beyler üst düzey şehir plancılığı (!) oynuyorlar. Belki de bu kadrolar AK Parti vesilesiyle (musibet misali) temizlenir; ne derler, bir musibet bin nasihatten iyidir. Bence bu yönüyle de İzmir bu işten karlı çıkacak. İşte bu yüzden Bay Tugay’ı protesto etmek için enerji mi boşa harcamıyorum. Ona sadece şunu söylüyorum: “Geç kaldın bayım, asıl ait olduğun yere geç kaldın.” Haber Kaynağı: EGEDE SENTEZ
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|