İzmir de Ulaşım

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN HEDEFİ CHP’Yİ BİTİRMEK Mİ?

22 Nisan 2026, 12:09
DOĞAN PREPOL

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN HEDEFİ CHP’Yİ BİTİRMEK Mİ?

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin son yıllardaki en çok tartışılan isimlerinden biri hiç kuşkusuz Kemal Kılıçdaroğlu oldu. 2010 yılında Deniz Baykal’ın istifasının ardından gerçekleştirilen kurultayda CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu, o günlerde kamuoyuna “Yeni CHP” söylemiyle sunulmuş, hatta bazı çevreler tarafından “ikinci Karaoğlan” olarak nitelendirilmişti.

 

O günlerde birçok kişi gibi bizler de bu değişim söylemine inandık. CHP’nin yeniden halkla buluşacağını, iktidar yolunda güçlü adımlar atacağını düşündük. Ancak geçen yıllar içinde ortaya çıkan tablo, beklentilerin tam tersine gelişti. Parti içinde sorgulayanlar dışlandı, eleştirenler ötekileştirildi ve farklı sesler susturuldu.

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2010 ile 2023 yılları arasında girdiği seçimlere bakıldığında, CHP’nin bir türlü iktidar alternatifi haline gelemediği açıkça görülüyor. Genel seçimler, yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri dahil olmak üzere birçok kritik süreçte CHP sandıktan istediği sonucu çıkaramadı. Parti tabanında büyük kırılmalara neden olan Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığı ise hafızalarda hâlâ tazeliğini koruyor. O dönem partililere yönelik söylenen “tıpış tıpış oy vereceksiniz” sözü ise CHP seçmeninin hafızasında derin bir iz bıraktı.

 

Siyasette bir başarısızlık bir kez olabilir. İki kez de olabilir. Ancak arka arkaya gelen yenilgiler artık tesadüf değil, bir yönetim anlayışının sonucu olarak değerlendirilir. Normal şartlarda iki yıl üst üste sınıfta kalan bir öğrenciye tasdikname verilirken, seçim üstüne seçim kaybeden bir siyasetçinin yeniden aynı koltuğa dönmek istemesi elbette sorgulanmalıdır.

Avrupalı Sosyal Demokrat Partilerde bu kadar başarısız bir lider onüç yıl genel başkanlık koltuğunda oturamaz, oturmazlar ama bizde oturuyor maalesef.

 

Bugün CHP içinde yaşanan “Mutlak Butlan” tartışmalarıyla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık hesabı yaptığı konuşuluyor. Burada sorulması gereken çok net bir soru var:

13 yıl boyunca partiyi iktidara taşıyamayan bir isim, bugün CHP’yi gerçekten iktidar yapmak için mi geri dönmek istiyor, yoksa partinin iktidar yolunu yeniden tıkamak için mi?

Eğer kendisine güveniyorsa, tıpkı zamanında Bülent Ecevit’in yaptığı gibi yeni bir siyasi hareket başlatabilir. Ecevit partiden ayrılmış, kendi yolunu çizmiş ve sonunda iktidara kadar yürümüştü. Siyaset cesaret işidir. İnanç işidir. Kararlılık işidir.

 

Ancak toplumun önemli bir kesiminde oluşan kanaat şu ki; Kemal Kılıçdaroğlu artık CHP’yi iktidara taşımaktan çok, partiyi iktidardan uzak tutan bir figür haline gelmiştir. Çünkü siyasetçinin geçmişte yaptıkları, gelecekte yapacaklarının da en güçlü işaretidir.

 

Üstelik sadece parti içinde değil, CHP’ye yıllarca gönül vermiş Rumeli ve Balkan kökenli seçmenlerin de partiden uzaklaşmasında bu yönetim anlayışının etkili olduğu görülmektedir.

 

Ben bunu yıllar önce de dile getirmiştim. 2018 yılında Ankara’da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bizzat teslim ettiğim mektupta da aynı soruyu sormuştum:

“CHP’yi gerçekten iktidar yapmak istiyor musunuz?”

Aradan yıllar geçti ama bugün hâlâ aynı sorunun cevabı netleşmiş değil.

Belki de asıl mesele budur.

 

Sağlıcakla kalın.

 

  
Yükleniyor...