|
19 Ağustos 2026 Çarşamba
Yetmez Ama...
Yetmez Ama... 2010 referandumunu hatırlarsınız. Bir halk oylamasıyla “torba anayasa” tasarısı “evet” oylarıyla kabul edilmişti. Seçmenin yüzde 57,88’si “Evet”, yüzde 42,12’si “Hayır” diyerek kabul edilmişti. Aslında “çorba tasarısı” demek daha doğru. Farklı sebzelerden yapılan çorba... Ancak bu çorbanın içine zehir de katılmıştı. İnsanı yavaş yavaş öldüren türden bir zehir. Güya askeri vesayeti kaldıracaklardı. O oylamayla yargı siyasallaştırılarak bugün yaşadığımız garabet rejimin önü açılmıştı. O refarandumun baş aktörleri vardı... “Yetmez Ama Evet”çiler. Bu çorba tasarının kabul edilmesinde rolleri büyük olan “Yetmez ama evet”çiler... Onları iki gruba ayırmak gerek. İlk grup, “Think Tank” denilen düşünce kuruluşlarının ve istihbarat örgütlerinin yönlendirdiği, fonlanmış elemanlar. Bunların içinde akademisyenler, gazeteciler, politikacılar ve sanatçılar bulunuyor. Bi’nevi kanaat önderleri... İkinci grup ise bu kanaat önderlerinin her söylediğine inanan, yönlendirilmeye müsait “kullanılışlı” kişiler. O dönem çevremde bunlardan epeyce vardı. Mehmet, Ahmet Altan kardeşler ne derse doğru kabul eden biri vardı mesela. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının bavulcu gazetecisi Mehmet Baransu’yu “kahraman” ilan etmişti. CIA’nın medya kuruluşu “Taraf” gazetesini elinden düşürmüyordu. Bir başkası “Fuat Keyman”a taptığını söylemişti. Bir diğerine refarandumdan birkaç yıl sonrasında “pişman mısın?” diye sorduğumda “bugün olsa yine evet derdim” yanıtını vermişti. Aynı kişiler “pandemi tiyatrosu”nun da baş savunucusu oldular. İnsanların test aşamaları tamamlanmamış mRNA sıvılarını kullanmasına ön ayak oldular. Karşıt görüşlerimden dolayı beni “bilim dışı” ilan etmişlerdi. Bilim mi film mi yaşadık, herkes gördü. Binlerce insan pıhtı atması, kalp krizi ile yaşamını yitiriyor. Deri hastalıkları tavan yaptı. Neyse... Hiç değişmiyorlar. Kullanılmak genlerine işlemiş adeta. Konumuza dönelim... Dönemin ünlü “yetmez ama evetçileri” neler söylemişti hatırlayalım. Fethullah Gülen: “Onların içinde önemli, hayati, bir kısım cellatlıkların bir yönüyle, bir kısım vesayetlerin önünü almaya matuf bir iki madde bile olsa, bence değil yani hayatta olan insanlar, kadınıyla erkeğiyle, çoluğuyla çocuğuyla, dünyanın dört bir yanına dağılmış insanlarıyla, imkân olsa, mezardakileri bile kaldırarak, o referandumda ‘Evet’ oyu kullandırmak lazım. Mezardakiler bile kalksın, ben zannediyorum ki kalkarlar da, ben zannediyorum ruhları koşar da.” Referandumda ölülere bile oy kullandırıldığı iddia edilmişti. Gülen’i dinlemişler herhalde. O dönem binlerce sosyalistin umudu olan “Özgürlük ve Dayanışma Hareketi”nin lideri olan Ufuk Uras, ne demişti: “Sapına kadar Evet’im! Bir yetmez, iki defa ‘evet’ diyeceğim. Hayır demek, solu sol yapan değerleri inkâr etmektir.” Cengiz Çandar: “Türkiye’nin demokratik atılım yapmasında bir adım…” Sezen Aksu: “Eksikliklere rağmen tabii ki evet diyeceğim!” Oral Çalışlar: “Statüko’nun rüzgârına kapılmayın!” Orhan Pamuk: “Anayasa’nın kabul edilmesi durumunda darbe dönemi yöneticilerine yargı yolu açılabilecek…” Prof. Dr. Doğu Ergil: “Demokrasi tuğla tuğla inşa edilen bir mabettir.” Prof. Dr. Mete Tunçay: “Evet oyu vereceğim.” Can Paker (Renkli devrimlerin organizatörü George Soros’un Türkiye şubesi TESEV’in kurucu başkanı idi): “Referandumda evet denmeli.” Bülent Arınç: “Hak gaspı olmasın diye oy kullanacağız ve “Evet” diyeceğiz!” Emre Belözoğlu: “Darbe olunca babamı tutukladılar, 12 Eylül’de vicdanım ‘evet’ diyor.” Fermani Altun/Ehl-i Beyt Başkanı: “Hiç bir siyasi tercih gözetmeden Türkiye’nin geleceği için evet!” İbrahim Tatlıses: “Tahtaları yenileyelim, çivileri temizleyelim…” Aydın Menderes: “Babamın vasiyeti 50 yıl sonra yerine gelecek!” Sinan Çetin: “Bir daha darbe olmasın diye: EVET!” Reha Muhtar: “Gandi Kemal’e önerimdir: ‘Hayır kampanyası yürütmeyin seçmeni özgür bırakın…” Salim Uslu/HAK-İŞ: “Yüz karası Anayasa’dan kurtulma zamanıdır!” Abdüllatif Şener: “Referandumda değişikliğe evet oyu kullanacağız” Hasan Cemal: “Referandum Türkiye için tarihi bir fırsat” Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: “Evet oyu vereceğim.” Prof Dr. Ergun Özbudun: “Paketi tümü itibariyle destekliyorum.” Ömer Cihad Vardan: “MÜSİAD ‘Evet’ diyecek!” Gülten Kaya: “Evet çıkarsa hükümet daha hızlı adım atar!” Hüseyin Gülerce: “Yüreğimden gele gele, göğsümü gere gere Evet!” Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Güçlü insan güçlü Türkiye!” Abdurrahman Dilipak: “Yeni Anayasa paketine ‘Evet’ diyeceğim.” Muhsin Kızılkaya: “HSYK’nın değişmesi için evet!” İskender Pala: “Evet!.. Ne diyorduk?!..” Metin Tarhan: “Aleviler de ‘Evet” dedi!” Doç. Dr. Ferhat Kentel: “Evet diyeceğim!” Mustafa Destici: “Anayasa Değişiklik Paketinin Arkasındayız!” Emine Şenlikoğlu: “Tabii ki “Evet” diyeceğim hem de ölümüne diyeceğim.” Ahmet Ulu: “Gerçek ülkücü Referandumda EVET diyecek!” Hilmi Yavuz: “Bu değişikliğe evet diyeceğim.” Mustafa Erdoğan: “Ben bu değişikliğe ‘Evet’ diyorum!” Prof. Dr. Eser Karakaş: “Ülkenin refahı için evet.” Kezban Hatemi: “Özgürlükler bağlamında kadınlar daha çok desteklenecek.” Mümtazer Türköne: “Evet! Bunun en temel gerekçesi de 145’inci Madde değişikliğidir.” Prof. Dr. Fuat Keyman: “Referandumda oyum ‘Evet’ olacak.” İshak Alaton: “Bir yetmez, iki defa ‘evet’ diyeceğim.” Ahmet İnsel: “Öküzün altında buzağı aramayalım… Evet!” “Kurtuluş Savaşı Türklerin Anadolu’yu ikinci kez işgalidir” diyen tarihçi Halil Berktay da yetmez ama evetçilerin baş rolündeydi. Başkaları da vardı... Anayasa Mahkemesi eski raportörü Osman Can. Adalet Ağaoğlu, Ahmet Kekeç, Alev Erkilet, Alper Görmüş, Atilla Aytemur, Avi Haligua, Aydın Engin, Ayhan Aktar, Ayşe Günaysu, Bahri Bayram Belen, Baskın Oran, Bayram Bozyel, Bülent Somay, Cafer Solgun, Celal Yıldırım, Cengiz Aktar, Cengiz Algan, Çağatay Anadol, Demiray Oral, Dilek Kurban, Emre Aköz, Erdağ Aksel, Ergin Cinmen, Ergun Özbudun, Erol Katırcıoğlu, Fadime Özkan, Ferhat Kentel, Garo Paylan, Görkem Yeltan, Gülçin Avşar, Gülden Sönmez, Gürbüz Özaltınlı, Hayko Bağdat, Hilal Kaplan, Jale Mildanoğlu, Kerem Kabadayı, Leman Yurtsever, Leyla İpekçi, Markar Esayan, Mehmet Rasgelenler, Mehmet Uçum, Mithat Sancar, Mustafa Paçal, Mustafa Şentop, Necmiye Alpay, Ömer Laçiner, Perihan Mağden, Roni Margulies, Salih Tuna, Sami Evren, Seydi Fırat, Sezai Temelli, Sinan Özbek, Şahin Alpay, Şenol Karakaş, Taner Ziya Koçak, Tatyos Bebek, Tuğbay Öz, Turgay Oğur, Ümit Kardaş, Ümit Şahin, Yalçın Ergündoğan, Yasemin Çongar, Yasemin Göksu, Yıldıray Oğur, Yıldız Önen, Yıldız Ramazanoğlu, Yücel Sayman, Zaycan Akış, Zeynep Tanbay… * Yaşadığımız hukuksuz dönemin temelleri o anayasa referandumu ile atılmıştı. HSYK’nın değişmesiyle Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının önü açılmıştı. Tek adam rejimine geçişin ilk adımlarıydı. O dönem yetmez ama evet diyenlerin bir kısmı çok pişman. Ama “hep haklı” olan pişkin bir tayfa var ki, şimdi Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyorlar. İyi de siz Erdoğan’ın bu kadar güçlenmesinin yolunu açmadınız mı? Son günlerin en önemli konusu olan anayasa taslağının meclisten geçmesinde de birçok farklı kimliğe sahip Cengiz Çandar gibi bazı yetmez ama evetçilerin aktif rol oynadığını görüyoruz. Yetmez ama evetçiler... Bu ülkeye verdiğiniz zararların haddi hesabı yok. Çeşitli kumpas davalarında tutuklanıp hapiste ölen masumların kanı üzerinizde. Yetmez ama... Hatalarınızı kabul edip pişmanlıklarınızı dile getirmeyecek misiniz? Erdemli insanlar gibi özür dileyecek misiniz? Hiç olmazsa bunu yapın. Yükleniyor...
|