İzmir de Ulaşım

Slav Değil İliryalılar: Balkanlar’ın Gizlenen Kadim Kimliği

Balkan coğrafyası, yüzyıllardır "Güney Slavları" (Yugoslav) tanımıyla tek tipleştirilmeye çalışılsa da, hem genetik veriler hem de hanedanların saklanan kökenleri bambaşka bir hikaye anlatır. Bugün Sırp, Boşnak veya Karadağlı olarak tanımlanan kitlelerin özü, aslında bu toprakların binlerce yıllık sahibi olan İliryalılardır.

27 Şubat 2026 Cuma 13:10

1. Slavlaşma Efsanesi ve Tarım Halkının Göçü

Tarihsel gerçek şudur: Slavlar, Balkanlar’a savaşçı bir fatih topluluk olarak değil, Hun akınlarından kaçan, silahsız ve tarımla uğraşan bir halk olarak sığınmıştır. Roma İmparatorluğu'nun uç bölgelerine yerleşen bu kitleler, zamanla yerli İlirya halkıyla evlilikler yoluyla karışmıştır.

Bugün konuşulan dilin Rusça veya Ukraynacaya biraz benzemesinin sebebi, egemen siyasi yapının bu dili "lingua franca" (ortak dil) olarak dayatmasıdır. Ancak dilin derinliklerine inildiğinde, Slavca maskesinin altında yoğun bir İlirya, Latin ve Türkçe kelime hazinesi yatar.

 

2. Dil Mühendisliği: "Fala"dan "Hvala"ya

Yugoslavya Dil Kurumu gibi yapılar, yerli halkın Arnavutça veya Latince köklerini unutturmak için sistemli müdahalelerde bulunmuştur.

 * Örneğin; Arnavutçadaki "Faleminderit" kelimesine çok yakın olan yerel "Fala" ifadesi, kasten Slav tınısı veren *"Hvala"*ya dönüştürülmüştür.

 * Buna rağmen, Latince "Vid" (görmek/ışık) kökünün Sırpçada hala "Vid" olarak yaşaması, Slavlaşma sürecinin yerli ruhu tamamen yok edemediğinin kanıtıdır.

 

3. Asil Aileler ve Hanedanların "Arnavut" Kökeni

Balkanlar'ın sarp dağlarında hakimiyet kurmak, bir tarım halkı olan Slavların değil, savaşçı İlirya ve Arnavut aşiretlerinin genetiğinde vardır.

 * Karađorđević Hanedanı: Sırbistan'ın kurucu hanedanı, köken olarak Kelmendi aşiretine mensup Ortodoks Arnavutlardır.

 * Prens Pavle ve İkonik Siması: Prens Pavle'nin keskin hatları, derin bakışları ve karakteristik yüz yapısı, bölgedeki İlirya/Arnavut tipolojisinin en saf örneğidir.

 * Sembolizm: Kalemegdan'daki "Pobednik" (Galip) heykelinin başında taşınan Plis (Qeleshe) ve elindeki Kartal, bu hanedanın ve halkın saklanmaya çalışılan İlirya köklerini taşa kazınmış birer itirafı gibidir.

 

4. Genetik Miras: %40 İlirya Kanı

Modern DNA araştırmaları, ideolojik yalanları çürütmektedir. Hırvat, Boşnak, Karadağlı ve hatta Sırpların önemli bir kısmında (özellikle güneybatı bölgelerinde) %40 oranında İlirya geni tespit edilmiştir. Bu, halkın aslında binlerce yıldır aynı toprakta yaşayan yerli halk olduğunu, sadece kilise ve devlet politikalarıyla "Slavlaştırıldığını" bilimsel olarak doğrular.

 

Sonuç: Hakikatin Bakışları

Sırp milliyetçiliği ve faşizminin bir "hastalık" gibi sunduğu inkar politikaları, gerçek simaların karşısında erimeye mahkumdur. Bosna Kraliyet ailesinden Karađorđevićlere kadar bölgenin gerçek asalet çizgisi, Slav steplerinden değil, İlirya dağlarından süzülüp gelmiştir. Tıpkı Prens Pavle'nin fotoğraflarındaki o derin bakışlar gibi, hakikat de her zaman oradadır ve doğru gözle bakıldığında kendini ele verir.

 

 

Kaynak: Arnavut Haber

  
Yükleniyor...