|
05 Mart 2026 Perşembe
TÜBİTAK Destekli “Yeşil Hemşirelik” Kursu İzmir Tınaztepe Üniversitesi'nde GerçekleştiriliyorTÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği kapsamında yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül’ün üstlendiği “Sürdürülebilir Sağlık İçin Yeşil Hemşirelik” kursu, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sağlık profesyonellerini İzmir’de buluşturdu.
2-4 Mart tarihleri arasında devam edecek, 18 farklı ilden, 35 ayrı kurumdan katılımcının yer aldığı kurs , hemşireliğin iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik bağlamındaki rolünü bilimsel veriler ışığında ele alıyor.
Sağlık ve Gezegen Ayrılmaz Bir Bütün Kurs boyunca, iklim değişikliğinin yalnız çevresel değil aynı zamanda doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. Katılımcılar; sağlık hizmetlerinin karbon ayak izi, klinik uygulamaların çevresel etkisi, sürdürülebilir hastane yönetimi, enerji verimliliği, atık yönetimi ve çevresel adalet gibi başlıkları multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirdi.
“Hemşirelik, doğası gereği çevre sağlığını önceleyen bir meslektir. Yeşil hemşirelik yeni bir kavram değil; mesleğimizin özünün 21. yüzyıldaki yeniden yorumudur.”
Türkiye’de Bir İlklerden Alanında öncü nitelik taşıyan kurs, hemşirelik mesleğinin yalnız bireysel bakım değil, sistem dönüşümü ve sürdürülebilir sağlık politikaları bağlamındaki sorumluluğunu da gündeme taşıdı.
Eğitim programı; klinik uygulamalardan liderliğe, eğitimden politika geliştirmeye kadar uzanan çok katmanlı bir içerikle yapılandırıldı. Katılımcılar yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmadı, aynı zamanda proje geliştirme atölyeleri ile kurumlarında uygulayabilecekleri sürdürülebilirlik stratejileri üzerinde çalıştı.
“Bakımın Sınırlarını Genişletiyoruz” Kurs sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde, hemşireliğin çevresel sürdürülebilirliği mesleki bir sorumluluk olarak kabul ettiği vurgulandı. Bildirgede şu ifade dikkat çekti:
“Hemşirelik yalnız hastanın değil, yaşamı mümkün kılan çevresel sistemlerin de bakımını üstlenir.”
Dr. Benligül, yeşil hemşireliğin bir tercih değil, 21. yüzyılda hemşireliğin etik gerekliliği olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Sağlık hizmeti verirken gezegeni hasta edemeyiz. Sürdürülebilirlik, mesleki bir hassasiyet değil; geleceğe karşı sorumluluğumuzdur.”
Ulusal Bir Hareketin Başlangıcı 18 ilden gelen katılımcılar, kendi kurumlarında sürdürülebilir uygulamaları hayata geçirmek üzere iş birliği ağı oluşturdu. Bu yönüyle kurs, yalnız bir eğitim etkinliği değil; Türkiye’de yeşil hemşirelik yaklaşımının yaygınlaşmasına yönelik ulusal bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kurs hakkında ayrıntılı bilgiye ve yayımlanan bildirgeye www.yesilhemsirelik.com adresinden ulaşılabiliyor.
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|